14 Şub 2010

Umuda kaçamak


gürültülü kalabalıklarında şehrin
saygısız, ite kaka, alelacele yürürken
kendi ellerimden tutup, kendimi sürükleyerek
senimle başbaşa kalmak için dağlara kaçasım gelir.

sürüklenirken zaman denen nehrin sularında
kalın bir dal daha çabuk kurur, odun olur.
bir tohum ek, bir fidan daha dikelim ne olursun
bir fidana tutun ki; ileride umudun, umudum olsun.

Hiç yorum yok: