1 Ara 2011

8 Kas 2011

Aşkın alışkanlık hali


Sevmiyor sanırsın, eskisi kadar
görmüyor gözleri her değişikliği
hani, yok nerede kıskançlıklar
hani nerede kavgalar, kırgınlıklar
iç çekişmeler, kaybol(m)uşlar

hani, kokunu özlemiyormuş
gibi gelir sevdiği insana
oysa burnunda değil tüten
içine çektiği ciğerlerindedir


su gibi içmek istemez
seni yarin eskisi kadar
çünkü içi dışı senle doludur
sanki, yokluğun farketmez
oysa bu birikim yoğunluğudur

Aşkın alışkanlık halidir
sıradışılık arayanın göremediği
sanma bir aşk bitmektedir
rutin bir sevdanın sakinliği
birlikte yaşanıp gitmektedir


Hani her yaşta güzel ya insan
her türlü güzel ya sevda
devran  yine dönmekte
Aşkın alışkanlık halinde
herşey rutin
olup bitmektedir...

8 Tem 2011

Hoş


Yağan yağmurlar altında
tenime düşen küçük bir damlaydın
Bense avuçlarını açmış,
Çölde bitevi susuz bir bedevi.

Ya sen çok doluydun
ya da ihtimal ben çok boş.

Öyle ki;
Sana beni verdim
taştın almadın.
seni bana verdin,
açtım doymadım..

(Temmuz 2011)

22 Haz 2011

Armağan


b
ana annemi doğuran
ninem.

bana beni doğuran
annem.

beni ellerinde yoğuran
bir tanem.

sen...

şu kadınları sevmeyip de,
ne halt edecektim ben?


19 Nis 2011

Şiir değildi, olması da gerekmiyordu


Yaşamak kadar en az onunla
ölmeyi de düşleyemiyorsan
ve birlikte gömülmeyi hatta
birlikte çürümeyi bir mezarlıkta

ürkütmüyorsa onsuz kalmak,
gözlerini yiyen bir karınca kadar.
Ürkütmüyorsa sesini duyamamak,
göklerin ve nehirlerin uğultusu kadar.

Adı kulaklarında çınlamıyorsa henüz
her gün duyduğun sesler kadar olsun
bir şarapnel gibi göğsüne batmıyorsa
aşk acısı. kanatmıyorsa yüreciğini.

Yattığında uyuyabiliyorsan rahatça
ve uyanmıyorsan bir gece yarısı
aniden telaşla sıçrayıp yataktan
onun adını peşpeşe sayıklayarak

sevdikleri sevdiğin olmamışsa
sevmediklerini seviyorsan hala
yemediğini yiyor, içmediğini içiyorsan
onsuz nefesler, kesmiyorsa soluğunu

erkeksen ama gözünde yaş yoksa
düşündüğünde her zerren uykudan
onunla birlikte uyanmıyorsa birden
ve zihnine hayaller hücum etmiyorsa
çıkıp peşpeşe, sakladığın kuytulardan.

Aklını yediğin zamanlar olmuyorsa
peynir ekmek gibi, onu düşünmekten
su gibi susuzluğunu hissetmiyorsan
ekmek gibi, muhtaç değilsen hani
ve hava gibi içine çekmiyorsan onu

yavrusunu kaybetmiş bir köpek gibi
yüzünden okunmuyorsa yokluğu
özlem dediğinde içinde büyümüyorsa
özlemler. Arzu dediğinde, arzuların.

Kalk gidelim demiyorsa duyguların
bir anda yola düşesin gelmiyorsa
telefona çalacak diye, elin gitmiyorsa
hayalini görmüyorsan güpegündüz.

Henüz âşık değilsin dostum,
aşık değilsin, dengini bulmamışsın henüz...

23 Mar 2011

Sana benlerimi verirken



indim,
gözlerini öpüyor önce gözlerim,
sonrası dudakların ve içimi yakışların
nefesini çekiyorum ciğerlerime soluksuz
senden seni alıyorum, tende seni ararken
gözlerimde asılı kalıyor şaşkın bakışların.

açlığın dindirmeye yetmiyor saldırganlığımı
oysa gözlerin bedenimi isyana çağırmakta
omzuna tutunuyorum burçlara tırmanırcasına
yüreğine mıh gibi çakıyorum acı-tatlı sözlerimi
tükeniyorum, sana benlerimi ve benliğimi verirken... 

10 Mar 2011

kelimeler sahipsiz sen gidince


Gün gelir
yüreğini açtığına dilin susar, lâl olur.


aklından geçeni bile okuyan sevdiğin
ağzından çıkana sağır olur.


kâlp
içine attıkları ile, pimini çeker sevdanın


kanayacağını bile bile
tükenip, harap olur...